HATAY’IN BAĞIMSIZLIĞI VE TÜRKİYE’YE İLHAKI

HATAY’IN BAĞIMSIZLIĞI VE TÜRKİYE’YE İLHAKI

20 Ekim 1921 Fransa ile Türkiye arasında imzalanan Ankara Antlaşması’na göre İskenderun Sancağı Misak-ı Milli sınırlarının dışında kalmış ve özel yönetimli bir statüye sahip olmuştu. Ancak bu durum Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için kabul edilmesi zor bir karar olmuştur. 15 Mart 1923 yılında Adana’ya giden Atatürk, gözyaşları içinde Hatay’ın Türkiye’den ayrı kalmasını istemediklerini söyleyen Hataylılara “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz. Günü gelecek, siz de kurtulacaksınız.’‘ diyerek Hatay meselesinin kapanmadığını ifade etmiştir.

Atatürk, 1936 yılında TBMM açış konuşmasında,“Fransızlar ile aramızda senelerdir sürüp giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir.” diyerek, sabırla beklediği ve üzerinde titizlikle çalıştığı Hatay’ın ilhakı sürecini başlatmış olur. Türk nüfusun aleyhine bir sonuç çıkacağı ve bu durumun Hatay’ı geri dönülmez bir siyasi sürece sokabileceği öngörüsüne dayanarak, 14-15 Kasım 1936 genel seçimleri Türkler tarafından boykot edilir. Türkiye Fransa arasında Birleşmiş Milletlerin de dahil olduğu pek çok toplantı gerçekleştirilir. 29 Mayıs 1937’de Hatay içişlerinde bağımsız dışişlerinde Suriye’ye bağlı bir ülke olur.

Ancak sorunlar çözülmez aksine gittikçe büyür. Fransız idaresindeki Suriye Devleti ile Hatay Devleti arasında bazı yetki ve yönetim erki sorunları yaşanır. Gerginleşen münasebetler üzerine Suriye Devleti bir ara posta pulu vermeyi reddeder. Hatay Devleti, önce Türkiye Cumhuriyetinin pullarını kullanmaya kısa bir süre sonra da kendi pullarını basmaya başlar.

23 TEMMUZ HATAY’IN KURTULUŞU

Atatürk’ün 20 Mayıs 1938’de Mersin’e 27- 24 Mayıs’ta Adana’ya gidişi , topçu ve piyade birliklerini denetlemesi, Türkiye’nin Hatay konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Ancak, kesin istirahat kararı olan Atatürk’ün yaptığı bu yorucu gezi, sağlığının ciddi şekilde bozulmasına neden olur. 22-31 Temmuz 1938 yılına gelindiğinde yapılan meclis seçimlerinin sonucunda Sancak’taki Türk toplumu Sancak Meclisindeki 40 vekilliğin 22’sini kazanmıştır. 2 Eylül 1938’de yapılan ilk meclis toplantısında Arapöa’nın da resmi dil olmasına rağmen bütün milletvekillerinin yeminlerini Türkçe yapması ve Meclisin İskenderun Sancağı’na “Hatay Devleti” adını vermesi ve aynı zamanda TBMM’de vekil olan Tayfur Sökmen’in devlet başkanı seçilmesi Atatürk’ün yıllar süren mücadelesinin sonuç verdiğinin göstergesi olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk vefatından önce bu mutluluğu yaşamıştır.

2 Eylül 1938’de kurulan Hatay Devleti bir yıl kadar bağımsız kalmış bu süreçte idarecileri ve halkı tarafından Hatay’ın Türkiye’ye katılmak arzusu pek çok kez ifade edilmiştir. 23 Haziran 1939’da Hatay Meclisi son toplantısını yaparak oy birliği ile Anavatan’a katılmaya karar verir. 23 Temmuz 1939’da TBMM adına Hatay’a gelen heyet ile birlikte Anavatan’a katılma töreni gerçekleştirilir. Yine 23 Temmuz 1939 tarihinde de Fransız birlikleri Hatay’ı terk ederler.

Leave a Comment